Sürekli Düşünmek: Kaygının Sesi

Zihnin Hiç Susmuyor mu? Kaygı çoğu zaman tek bir cümleyle başlar:“Ya olursa?” Ya başıma bir şey gelirse?Ya kontrolü kaybedersem?Ya hata yaparsam?Ya insanlar beni yargılarsa?Ya başa çıkamazsam? Bu sorular ilk bakışta mantıklı ve koruyucu gibi görünür.Zihin seni olası tehlikelere karşı hazırlamak ister.Ama kaygı bozukluğunda bu hazırlık hali hiç bitmez. Zihin, henüz yaşanmamış bir gelecekte yaşar.Beden ise”Sürekli“Sürekli Düşünmek: Kaygının Sesi” yazısının devamını oku

Terapistin Romantik İlişki Örüntüsü

Terapistlerin, psikologların, klinisyenlerin romantik ilişkilerde tekrar eden tipik davranış döngülerini anlatır. Bu döngülerin çoğu mesleki becerilerin yanlış yerde devreye girmesi ve travma/bağlanma örüntülerinin ilişkiye sızması ile ilgilidir. Aşağıdaki maddeler en klasik ve araştırmalarda en sık geçen örüntülerdir. Bu kavram özellikle terapistlerin: Kendi bağlanma stilleri, Geçmiş ilişkisel deneyimleri, Karşı aktarım eğilimleri, Duygusal ihtiyaçları, Farkında olmadıkları ilişki”Terapistin“Terapistin Romantik İlişki Örüntüsü” yazısının devamını oku

Güçlü Görünme Yorgunluğu

Yorulmadın mı sürekli “Nasılsın?” denildiğinde “İyiyim.” demeye zorlamaktan kendini? Aslında kırıldığında, canın yandığında bile “Ben hallederim ya. Milletin ne derdi var bu da sorun mu? Bana benden fayda. Ben hep güçlü durmalıyım. Bir de ben yük olmayayım.” diyerek kendine yabancılaşmaktan? Bu cevaplar aslında bizim içimizde derin bir boşluğa yol açıyor. Güç demek hiç olumsuz duygu”Güçlü“Güçlü Görünme Yorgunluğu” yazısının devamını oku

Aynı Şeyi 100. Kez Konuşuyorsanız…

Aynı şeyi yüzüncüye konuşuyoruz. Evet sürekli aynı şeyleri konuşurken bulabilirsiniz kendinizi tartışmalarda. Aynı konular tekrar tekrar temcit pilavı gibi gündeme geliyor olabilir. Peki neden? Çünkü aslında siz o konuyu çözmemişsinizdir. Orada kişinin size söylemek istediği şey “Sen beni anlamıyorsun!” derken benim duygumu anlamıyorsundur. Anlaşılmayan şey çözülmeyen şey davranışlar, beklentiler değildir. Duygudur, duygudaşlıktır. Partnerlerdeki en büyük”Aynı“Aynı Şeyi 100. Kez Konuşuyorsanız…” yazısının devamını oku

Aşk Hayatında Dengeli ve Huzurlu İlişkiler İçin Davranış Planı

💖 1️⃣ Kendini Merkeze Al – Öz Değeri Besle Amaç: Değer görme ihtiyacını önce kendinden karşılamak. Davranışlar: Her sabah “Bugün sevgiye layığım.” cümlesini içinden tekrar et. Partnerinden onay beklediğini fark ettiğinde, kendine “Benim sevgimi hak etmek için değişmem gerekmiyor.” de. Haftada bir gün sadece kendin için bir şey yap (örneğin sessiz bir kahve, yürüyüş, kitap,”Aşk“Aşk Hayatında Dengeli ve Huzurlu İlişkiler İçin Davranış Planı” yazısının devamını oku

Travma Odaklı Yogaterapi Nedir?

Travma, yalnızca zihinsel bir yara değildir; aynı zamanda bedenin derinliklerinde saklanan, kimi zaman sessiz ama sürekli hissedilen bir izdir. İnsan, yaşadığı sarsıcı deneyimlerin ardından yalnızca düşünceleriyle değil, kaslarında, nefesinde, hatta duruşunda da bu izleri taşır. Modern psikoloji bu bağlantıyı “beden-zihin bütünlüğü” kavramıyla açıklar. Beden, travmayı yalnızca “hatırlamaz”; aynı zamanda onu taşır. Yogaterapi, bu derin bağlantıyı”Travma“Travma Odaklı Yogaterapi Nedir?” yazısının devamını oku

Yalnız Kaldığımızda Eksik mi Hissediyoruz?

Birçok insan, yalnız kaldığında huzursuz hissediyor. Hatta bazıları için bir partner olmadan hayat eksik gibi görünüyor. Peki bu durumun arkasında yatan psikolojik dinamikler neler olabilir? Beynimiz Bağlanmaya Programlı İnsan beyni, evrimsel olarak bağlanmaya ve yakınlık kurmaya programlıdır. Güvende hissetmek, sevilmek ve değer görmek; en temel psikolojik ihtiyaçlarımızdandır. Bu nedenle ilişki isteği aslında çok doğaldır. Ancak”Yalnız“Yalnız Kaldığımızda Eksik mi Hissediyoruz?” yazısının devamını oku

Neden Çocukluğumuzu Hatırlamayız?

Ben hiç çocukluk çağı anısı hatırlamıyorum. Acaba neden? Bu aileniz iğrenç, kötü, despot insanlar olduğu için değil. Çocuklukta eğer kaos içinde yetişmiş biriysek beynimiz, amigdalamız hep aktiftir. Bu da bizim anılarımızı depolamamızı engeller. Sürekli siz de çocukken etrafınızdaki insanların ne düşündüğünü, ne hissettiğini, mimiklerini okumak zorunda kaldıysanız beynimizin amigdala denilen bölgesi hep aktif haldedir. Bu”Neden“Neden Çocukluğumuzu Hatırlamayız?” yazısının devamını oku

Genogram ile Partner Seçimleri Arasındaki Bağlantı

Genogramlar, bireylerin partner seçiminde bilinçdışı etkiler taşıyan aile kalıplarını anlamada çok önemli bir araçtır. İnsanlar çoğu zaman farkında olmadan aile sistemlerinde gördükleri ilişki modellerini tekrar ederler. Bu da partner seçiminde bazı “tanıdık” kalıplara yönelmemize neden olur. a) Aile İlişkilerinin Tekrarı Bowen Aile Sistemleri Teorisine göre, bireyler kendi duygusal farklılaşma düzeylerine göre partner seçerler. Yani bireyin”Genogram“Genogram ile Partner Seçimleri Arasındaki Bağlantı” yazısının devamını oku

İlişki mi? Güç savaşı mı?

Dikkat ettiniz mi günümüz ilişkileri artık oldukça kısa sürüyor ve duygusal bağlar oldukça zayıflamış durumda. Peki neden? Çünkü pek çok kadın aslında güçlü erkek istediğini söylese de kadınlar güçlü erkek değil yanında güçlü hissettikleri erkekleri isterler. Kadınlar sahiplenilmek ister. Korunmak, kollanmak ister ama biraz özgürlüklerine müdahale edildiğinde “Sen beni kısıtlıyorsun! Sen beni baskılıyorsun!” der. Aslında”İlişki“İlişki mi? Güç savaşı mı?” yazısının devamını oku

Severek Ayrılanlar

Çokça duyuyorum; “Birbirimizi sevdiğimiz halde neden ilişkiyi yürütemiyoruz?” Çünkü konuşulmayan üstü örtülen küçük kırgınlıklar ileride büyük sorunlara yol açabiliyor. Oysa ki “Aman bununla idare edeyim.” demek yerine, kendimizi anlatsak, duygularımızdan bahsetsek, “Ben üzülüyorum. Bu bana böyle hissettiriyor.” Şeklinde suçlamadan kendimizi ifade etsek belki de sorunları büyümeden çözeceğiz. İkincisi partnerimizle birbirimize ayırdığımız zamanın azalmasıdır. İş temposu,”Severek“Severek Ayrılanlar” yazısının devamını oku

Belki Değişir!

Çokça duyuyorum “Hocam partnerim değişse tüm sorunlar çözülecek tek sorun bu.” Kimse zorla değişmez. Yapabileceğiniz şey partnerinizi değiştirmek değil, ilişkinin dinamiklerini dönüştürmektir. İstemeyen bir insanı değiştiremeyeceğinizi unutmayın ama yapabileceğiniz şey ilişkideki iletişiminizi, sınırlarınızı, beklentilerinizi, rollerinizi değiştirmek dönüştürmek olabilir. İlişkinin dinamikleri değiştiğinde partnerinizle olan ilişkiniz de değişmiş olacaktır zaten. Birincisi sınırlarınızı net çizin. Neyi isteyip neyi”Belki“Belki Değişir!” yazısının devamını oku

Narsistle Tartışmak!

Narsistle tartışmayı kazanabilmek mümkün mü? Elbette ki hayır! Bu siz hatalı olduğunuz için, suçlu olduğunuz için değil. Çünkü narsist seni önemsemeyecek, dinlemeyecek bile. Tam tersi seni görmezden gelecek, alaya alacak, manipüle edecek ve en sonunda seni çıldırtıp “Bak gördün mü? Sen böylesin zaten.” diyerek tartışmadan çıkacaktır. Alaycı mimikler, küçümseyici tavırlar, “Ne alakası var? İş öyle”Narsistle“Narsistle Tartışmak!” yazısının devamını oku

Suçluluk Doğal Ama Sizin Hatanız Değil

Doç.Dr.Klinik Psikolog Gizem Akcan Şiddete maruz kalan kişilerin suçluluk hissetmesi, maalesef yaygın ve karmaşık bir psikolojik süreçtir. Bu durumun birkaç temel nedeni vardır: 1. Travma Bağı ve Stockholm Sendromu Travma Bağı: Şiddet döngüsü içinde, failin iyi ve kötü davranışları bir araya gelir. Şiddet uygulayan kişi, sonrasında sevgi, pişmanlık veya hediye gibi olumlu davranışlar sergileyebilir. Bu”Suçluluk“Suçluluk Doğal Ama Sizin Hatanız Değil” yazısının devamını oku

Gerçekten Partnerinizi Tanıyor musunuz?

Partnerinizi ne kadar iyi tanıyorsunuz? Gelin mini bir test yapalım. Partnerinizin en sevdiği yemek hangisi? Çocukken en çok olmak istediği şey neymiş? Mutsuz olduğunda onu mutlu edebilecek en küçük şey ne? Mutsuz olduğunda yaptığı ilk şey ne? Mutlu olmak için ihtiyaç duyduğu en küçük şey ne? Hayalini kurduğu tatil nasıl bir şey? Bu gibi soruları”Gerçekten“Gerçekten Partnerinizi Tanıyor musunuz?” yazısının devamını oku