İlişkimizi nasıl canlı tutarız? Bazen yanındayım dercesine küçük bir dokunuş, işten eve geldiğimizde kapının gülümseyen bir suratla açılması, işe gitmeden önce partnerimizin bizim için kahve yapması, bizim bugün çok yorgun bir gün geçirdiğimizi fark edip bizim için yemek hazırlaması, benim sevdiğim bir şeyi önceden düşünüp mutlu edebilecek jestleri kendisinin düşünmesi. Bunlar aslında basit gibi gözüken,”Aşkın“Aşkın Gizli Anahtarı: “Küçük Anlar Büyük Bağlar”” yazısının devamını oku
Yazar arşivleri: Gizem Akcan
Çoğu Çiftin Düştüğü Tuzak: “Zaman Bulamıyoruz”
Çift terapisine gelenlerin en çok sorduğu soru şu oluyor:‘Bizim için çok mu geç?’ Ve bu sorunun altında genellikle büyük bir endişe var:‘Acaba biz onarılamaz noktaya mı geldik?’ Benim cevabım şu: Hayır, çoğu zaman geç değil. Çünkü ilişkiyi onarmak, yeniden bağ kurmak her zaman mümkün.Ama burada önemli olan nokta şu: Ne kadar erken destek alırsanız, süreç”Çoğu“Çoğu Çiftin Düştüğü Tuzak: “Zaman Bulamıyoruz”” yazısının devamını oku
Çoğu Çiftin Düştüğü Tuzak: “Zaman Bulamıyoruz”
Biz zamanı! Günlük hayatın akışı içerisinde iş, okul, sorumluluklar, çocuklar… Kaybolup gidiyoruz. En büyük problem çiftler arasında gördüğüm anne baba rollerinin sürüp partner rollerinin ortadan kaybolması ama hayatta farklı rollerimiz vardır. Sadece ebeveynlik rolünden ibaret değilsiniz. Hadi gelin beraber bu “Partner rolleri nasıl aktifleştirebiliriz?” bir göz atalım. Yapılması gereken şey haftada bir gün bile olsa”Çoğu“Çoğu Çiftin Düştüğü Tuzak: “Zaman Bulamıyoruz”” yazısının devamını oku
Belirsizliğe Tahammülsüzlük
Sen de belirsizlik eşittir negatiflik gibi mi algılıyorsun? Birçoğumuzun en büyük hatası elimizde olumlu ya da olumsuz kanıt olmamasına rağmen belirsiz durumları olumsuz olarak yorumlamak oluyor. “Eyvah, ya şöyle olursa, ya böyle olursa!” Bir sürü felaket senaryosu geçip duruyor kafamızdan. Belirsizliğe tahammülsüzlüğü yüksek, mükemmeliyetçi, kontrolcü, garantici, eleştiriye açık olmayan, hata yapmaktan korkan bireylerin en büyük”Belirsizliğe“Belirsizliğe Tahammülsüzlük” yazısının devamını oku
İlgi mi, Tehlike mi ?
Beni çok seviyor, bana çok ilgi gösteriyor, bir dediğimi iki etmiyor, hep benim önceliklerimi önemsiyor, kendi sınırlarından taviz veriyor, demek ki “ben onun için özelim” dediğiniz, ama sonrasında aniden terk edildiğiniz, “hiç anlamadım hiç başta böyle değildi” diyerek şaşırdığınız, ilişkiler yaşarken kendinizi buluyor olabilir misiniz? Belki de senin o ilgi sandığın, özel hissetmek sandığın şey,”İlgi“İlgi mi, Tehlike mi ?” yazısının devamını oku
Dırdır Bitmez, Sen Tükenme!
“ Zor İnsanlara Karşı Stratejiler” Tekrarlayan, dırdır yapan kişilerle iletişim kurarken nelere dikkat etmeliyiz? Yapmamız gereken şey etkin dinlemek. “Bunu bunu mu söylemek istedin? Seni doğru mu anladım “ diyerek karşı tarafı anladığınızı ona hissettirebilirsiniz. Yine yapabileceğiniz başka bir şey? “Aynı şeyi tekrar söylüyorsun, şu anda kendini nasıl hissediyorsun” diye sorarak, karşımızdakinin duygusunu önemsediğimizi ona”Dırdır“Dırdır Bitmez, Sen Tükenme!” yazısının devamını oku
Neden Dırdır Yaparız: “Tekrar Edilen Sözler, Çözülemeyen Duygular”
1. Anlaşılamama Kaygısı Kişi, söylediğinin karşı tarafça tam olarak anlaşılmadığını hissettiğinde tekrar etmeye eğilimlidir. Bu, “Beni duymuyorlar” ya da “Gerçekten ne demek istediğimi kavramadılar” duygusundan kaynaklanır. 2. Kendi bakış açısına saplanma (Bilişsel katılık) Bazı insanlar tartışma sırasında kendi perspektifine o kadar odaklanır ki, diğer bakış açılarını işitemez. Bu durumda, aynı argümanı farklı şekillerde dile getirerek”Neden“Neden Dırdır Yaparız: “Tekrar Edilen Sözler, Çözülemeyen Duygular”” yazısının devamını oku
Herşey Yolunda Derken Neden Uzaklaşıyor?
Yaklaştıkça kaçıyor, her şey çok güzel gidiyor, beni sevdiğini de biliyorum ama tam duygusal bağı kurduğumuz artık birbirimize yakınlaştığımızda anladığımız noktada benden uzaklaşıyor. Peki neden? Bunun sebebi bağlanma korkusu. Yakın ilişki kurduğunda terk edilmekten, canının yanmasından o kadar çok korkar ki bazı insanlar tam derin bağlar kurduklarını hissettiklerinde incinmemek için incitirler. Yani kaçarlar. Belki de”Herşey“Herşey Yolunda Derken Neden Uzaklaşıyor?” yazısının devamını oku
“Belirsizliğe Tahammülsüzlükle Baş Etmenin 5 Klinik Gerçekliği”
“Belirsizliğe Tahammülsüzlükle Baş Etmenin 5 Klinik Gerçekliği: Zihin Net Değilse, Vücut Alarmdadır” Bazı insanlar için “Bilmiyorum” cevabı, zihinsel bir boşluk değil; fiziksel bir tehdit gibidir. Kalp atışı hızlanır, uyku bölünür, huzursuzluk kemiklere işler. Belirsizlik zihni değil, tüm sinir sistemini ele geçirir. Psikoterapide sıklıkla karşılaştığımız “belirsizliğe tahammülsüzlük” (Intolerance of Uncertainty – IU), yalnızca bir düşünce kalıbı”“Belirsizliğe““Belirsizliğe Tahammülsüzlükle Baş Etmenin 5 Klinik Gerçekliği”” yazısının devamını oku
Aynı Dili Konuşuyorsunuz Ama Birbirinizi Duymuyorsunuz!
İletişiyoruz ama anlaşamıyoruz! Aslında birbirinizi çok seviyorsunuz, hiçbir sıkıntınız yok. Siz de biliyorsunuz ama her kavga savunmaya dönüyor, tartışmayla sonuçlanıyor. Peki neden? Belki de birbirinizi anlamak için değil savunmak için dinliyorsunuzdur. Belki de sorun bu olabilir. Sorun iletişim kuramamanız değil iletişimi yanlış şekilde kurmanız. Terapiyle beraber nasıl dinlemeniz gerektiğini, ne zaman susmanız ne zaman konuşmanız”Aynı“Aynı Dili Konuşuyorsunuz Ama Birbirinizi Duymuyorsunuz!” yazısının devamını oku
Partnerinle Değil, Ailesiyle mi Sorun Yaşıyorsunuz?
Senin ailen benim ailem! Çiftlerde en çok gördüğümüz sorunlardan birisi de budur. Baktığımızda yaptığımız en büyük hata partnerimizin ailesinin ona ne kadar yanlış olduğunu kanıtlamaya çalışmak oluyor. Halbuki hiç gerek yok. Beslediğimiz şey büyür. Beslemediğimiz şey ölür. Savunmaya geçmek, onu ikna etmeye çalışmak yerine yapmamız gereken şey “Ben ne istiyorum? Benim partnerimden beklentim ne?” aslında”Partnerinle“Partnerinle Değil, Ailesiyle mi Sorun Yaşıyorsunuz?” yazısının devamını oku
Duygusal Tükenmişlikten Nasıl Kurtulursunuz?
Sen de bazen düşünüyor musun? Her şey yolunda ama bir şey eksik. Çok da mutlu değilim. Birçoğumuzun ilişkilerdeki en büyük sorunu içten içe bizi kemiren duygusal tükenmişlik. Çiftlerde çokça karşılaşıyorum her şey yolunda gibi gidiyor ama aslında değil. Evliliklerde, ilişkilerde aslında hiçbir şey bir anda ortaya çıkmaz, altyapısı vardır. Neler peki tükenmişlik belirtileridir? Duygusal olarak”Duygusal“Duygusal Tükenmişlikten Nasıl Kurtulursunuz?” yazısının devamını oku
Zihnin Hiç Susmuyor mu? “Overthinking”
“Overthinking” dediğimiz durum artık çağımızın hastalığı. “Aşırı düşünme hastalığı” da diyebiliriz. Peki nedir bu? Kendini sürekli başkalarıyla kıyaslama, geçmişe takılı kalma, öyle olmuştu böyle olmuştu şöyle olmuştu diye düşünme veya sürekli geleceği düşünme. “Ya şöyle olursa, ya böyle olursa” şeklindeki düşünceler. Falcılık yapmak yani. Bir başka tarafı da hep olumsuzu düşünme “felaketleştirmek”. Yani hep en”Zihnin“Zihnin Hiç Susmuyor mu? “Overthinking”” yazısının devamını oku
Yetişemiyorum Diyorsan İşte İpuçları
“Ne yaparsam yapayım zamanı bir türlü yettiremiyorum. Olmuyor arkadaşım!” diyor musun sen de? Bazı insanlar hep geç kalır peki sence neden? Birincisi zaman optimistleri dediğimiz zamanı gerçekçi algılayamama. Yetiştiririm ben zannedip aynı ana bir sürü işi sıkıştırmak. Gerçekçi plan yapamazlar. Otuz dakikada bitiririm dediği iş aslında bir saatte biter. İkincisi zamanı gerçekçi algılamazlar. İşlerin ne”Yetişemiyorum“Yetişemiyorum Diyorsan İşte İpuçları” yazısının devamını oku
Travmaların Belki de Senin Avantajındır!
Ne demek mi istiyorum? Travma sonrası büyümeden bahsediyorum. Geçmişte yaşadığımız olumsuz olaylardan yola çıkarak ders alıp onların tam tersi şekilde davranmak veya daha sağlıklısını oluşturmak bizim elimizde. Annem bana şunu yaptı, babam bana bunu yaptı. Tamam artık neyin yanlış olduğunu biliyorsun. O zaman bu durumda ne yapman gerektiğini de öğrenebilirsin. Yani sen daha şefkatli, daha”Travmaların“Travmaların Belki de Senin Avantajındır!” yazısının devamını oku
